Kitabın adı: ATEŞ GECESİ Kitabın yazarı: Reşat Nuri Güntekin Yayın evi ve ardesi: İnkilap Kitabevi,Ankara cad. 95. İstanbul Basım yılı: 1988 Kitabın konusu: Bu eser Milas'a sürgün edilmis bir subay çocuğunun karşılaşdığı olaylardan bahis ediyor. Kitabın özeti: Milas'ta ilk önce Kaymakam ve Selim bey ile tanıştım. Kaymakam şen bir adamdır. Kısa boylu ve ferah bir sesi vardı. Selim bey ise doktordu. Çok konuşmaz,soğuk ve mağrur görünüyordu. Akşam oluyordu kaymakam doktora seslenerek : Siz ne yapmayı düşünüyorsunuz? Eve gidecekmisiniz? Doktor cevap vermedi. Gitmeyin ya… Ne yapacak sınız boş evde.Akşam Sait ustada beraber yemek yeriz. Aksam Sait ustanın lokantasına gittik. Kaymakama balık yasakdı fakat O, ise buna aldırmıyor ve ustadan balık istedi. Sofra açıldı . Kaymakam siir söylemesini çok severdi. Arada bir ayağa kalkar ve siir soylerdi . Bir de bana sorduğunda ne diyeceğmi şaşırıyordum. Bilmiyorum efendim dediğimde kaymakam suratını astı. İzin verseniz bu gece balıkla beraber bir iki kadehcik kaldıracaım. Selim bey gülümsedi: Orası belli. Demek buraya içmeye geldiniz. Sonra kaymakam bana donerek: Babanız varmı? - Var efendim. - İçki kullanıyormu? - Kullanıyor defendim dedim. Bir az ara geçdikden sonra akymakam yine ayağa kalkarak bildiklerinden yine bir kaç mısra söyledi. Yemek bitdikden sonra kaymakam beni kalacagım yere götürdü. Yolda giderkek kaymakam bana sokakları anlatıyordu. Kalacagım yer bir ermeninin evi idi. Dul bir kadın. Dar sokaklardan geçerek kalacağım yere geldik. Ev sahibinin ismi Matmazel Varvar idi. O, elliyi geçmis genc bir kadındı. Rum mahallesinden geçerek yavaş yavaş eve yaklaşdık. Evin önünde siyah elbiseli bir kadın oturuyordu. Bu Matmazel Varvar idi. Bizi görür görmez ayağa kalkdı.Kaymakam Matmazeli görür görmez: - Bu ne güzellik böyle Varvar diye seslendi. Bak sana yeni kiracını getirdim. Kaymakamla doktor bey'den ayrıldıkdan sonra eve girdik. Matmazel bana kalacağım odayı gösterdi.Odada yerleşdikden sonra üzerimi deyiştirmek istedim fakat değiştirecen elbisem yok idi. Bunun üzerine matmazel şağıya inip bana üzerimi değiştirecek bir bayan elbisesi getirdi. Ben elbisemi değiştirib aşagıya indim. Varvar bana bakıb gülümsediyerek. Güzel bir matmazel oldunuz. Daha sonra koltuğa oturdum. Matmazel ince sesle: - Siz daha çocuksunuz ne yapdınız da sizin başınıza bu iş geldi. Kaymakamın kaşla göz arsında Varvara birşeylr söylediği anlaşıyordu. Ertesi gun uykudan yanınca matmazelin sualını ben de kendi kendime sordum. Evet bu yaşda okuldan alnarak sürgüne gönderilmemin sebebi ne idi. Vücudum ve zihnim dinlenmişdi. Mühendislik okulunda okumamla bereber bir iki tane de zayıfım vardı. Bir kaç ay sonra da başlayacak olan sınavlardan da geçeceğimden şüphe yoktu. O gün bir yazılı sınavımız da vardı.sorular çok kolaydı.bu yüzden kendiminkini bitirib arkadaki arakdaşıma da cevapları yazıb vermiştim.Arkadaşımın kağıdı dizlerinin üzerine koyub ara sıra bakması ve ağzı lie hecelemesi hem beni hem de kendini ele vermişdi. Tabii ikimizin de notu sıfırdı. Üstelik ceza alacağımız da muhakdı. Akşama doğru beni müdğr adasna çağırdılar. Müdürün odasında iki komiser vardı. Fakat buna bakmayarak müdrün çevresi tatlı ve sakindi. Nerdeyse yüzüme bakmadan. Kemal bey yukarı çık harici elbiseni giy…. çantanızı da toplayın. Demek mektebden otılıyorus.usmayıb bir şeyler söylemek lazımdı. Müdür beyefendi nasıl olsa bir cahillik yapdım. Emin olun birinci defadır. Müdür bana bakarak: Ne birici defa? Kopya işi efendim. Sen kopya mı çekdin? Çok fena sizden hiç beklemezdim. Fakat bunun kopya ile alakası yok dedi. Bu beylerle bir yere gideceksiniz. Nereye? Bu defa kekelemek sırası ondaydı: Merak edilecek bir şey yok çocuğum… Bana emniyetiniz vardır tabii. Ertesi gün karanlık bir binanın önünde durduk. Polisler benim kayıtlarımı yaptırdıkdan sonra gitdiler . Bir kaç gün sonra babam geldi. Babamla orada konuşdukdan sonra beni buraya Milasa gonderdiler. Milsdan bir daha kurtulmamak korkusunu bir türlü içimden atamıyordum. Rum sokağında bir kaç kızla tanışdım. Maryanti, Eleniça, Rina, Miyeris, Panelopiça. Bu kızlarla olurken kendimi bir büyük gibi gösteriyor diğer mahalle çocuklarından farklı görüyordum. Kızlar ben mahallede iken yanıma yaklaşır, bol bol sohbet ederdik. Fakat bir gün kilisede bir şenlin düzenlenmişti. Kilisenin içinde gezerken kenarda oturan bir kıza gözlerim takıldı. Dışarı çıkdım. Rina da yanıma geldi. Arka tarafda kızlar ateş üzerinden atlıyorlardı onlara doğru yaklaştık. Az önce kilisede gördüğüm kız da oradaydı. Yavaşca ona yaklaşdım onunla sohbet etmek istedim fakat türkceden anlamadğı için söylediklerim cevapsız kaldı. Ertesi gün Rinayla sokakda buluşduk. Fırsat bulub O, kız hakda bir az bilgi almak istedim. Rina bana o kızın türk olduğunu söyledi. Bir türk kızı neden benimle konuşmadı. Aradan uzun zaman geçdi. Bir gün yine caddede gezerken evin önünde bir araba gördüm. Yavaş yavaş eve doğru yaklaşdım. Bu gelenler annem ve babamdı. Bu beni çok mutlu etmişdi. Annem rahatsızdı o yüzden fazla kalamayacaklarını söylediler. Annem hala bena çocuk gozüyle bakıyordu. Matmazelle oturub konuşuyorlardı. Nihayet vakitler doldu ve günn bir sabahında annemle babam gitmek için hazırlanıyorlardı. Annem ve babam yola çıkdılar ve ben de onların arkalarıda atla geliyordum onları çeşme başına dek uğurlayacakdım. Fakat babam buna izin vermedi. Annem'gili uğurladıkdan sonra eve dogu atı koşturmaya başladım. Annem ve babamı uğurladıkdan sonra ve dondüm hastalığım yeniden başlamışdı.kaymakamla görüşdüm oda bana kendisinin de okuduğu bir romanı verdi. Bu romanı okumam kazada ayağımı kırdğm güne kadar sürdü. Daha sonra tedavim için Doktorgilin evinde tedaviye devam edecekdim. Bu arada dün gece evde baya gürültü vardı ve bu gürültü yüzünden uyuyamamıştım. Ertesi gün doktor bey yanıma geldi ve halimi sordu ben ise burdan kutulmak için halimin çok iyi olduğunu söyledim.Varvar kadın da bana baş çekmek için gelmişdi. Kaymakamda geldi.Kaymakam Varvar'ı burada görünce: Kız ben bu işden şüpelenmeye başladım diye varvarkadınla dalga geçiyordu. Akşam doktorun kız kardeşi gelmidi baya bir gürültü vardı. Selim bey Akşam çok kızmışdı. Ertesi gün selim beyle büyük abal yanıma geldiler. Aselim beyin kız kardeşi Afife hanım da onlarla beraber geldi. Doğrusunu söylemek gerekirse ben Afifeden hoşlanmaya başlamışdım. Doktor gilerde kalmam bitdikden sonra eve dondum. Varvar kapının önündeoturuyordu beni görcek aayğa kalkıb yanıma geldi. Bir az şikayetlendikden sonra ben odama çıkdım. Aradan bir kaç ay geçdikden sonra akşam yine eve dönerken varvar yine beni karşıladı ve afife hanımın onlara gitmediğim içın beni suçladığını soyledi. Bu benim için bir fırsatdı afifeyi göre bilecekdim yine sohbt edecekdik. Uzun zaman geçdi ve en sonunda ben yine İstanbula dönesi oldum Afife'yi se hala aklımdan çıkaramıyordum. İstanbul'da afife de bizimle idi.Annemle çok iyi anlaşıyorlardı. Hiç dir anne kızıyla böyle güzel anlaşamazdı. Bir gece annaemlerle bahçede oturuyorduk. Annem uykusu geldiğiiçin eve çıkdı. Afifeyle ben yalnız kalmışdık akşam uzun bir sohbet etdik. Fakat zaman öyle getirdi ki bir gün Afifeyi tamamen göremeyecektim. Gitmezden bir gün önce bana onu yola salmak için Vapurda onu uğurlamam için bana yalvardı fakat ben onu uğurlamağa gitmedim. Söyledigim gibi Afife'yi son zamanlarda sık sık hatıtrlıyorum ve şimdi eriştiğim zirveden geriye bakdıgımda peri diye kabul etdigim gitdikçe asılları çignedigini görüyorum.